Kaynaşlı
Afet toplanma merkezleri başka amaçla kullanılıyor

Düzce’de yaşanan 12 Kasım 1999 depremi, aradan geçen 17 yıl sonra çeşitli etkinliklerle anılıyor. Depremde en fazla kaybın olduğu Kaynaşlı ilçesinde de her yıl düzenlenen mevlit progamı bu yılda tekrarlandı. Mevlit programına katılan Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, depreme hazırlık konusunda çeşitli açıklamalar yaptı.

Afet toplanma merkezleri başka amaçla kullanılıyor
12.11.2016 - 11:32
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

12 Kasım Düzce depreminin 17. Yıl dönümünde en fazla kaybın yaşandığı Kaynaşlı ilçesinde her yıl düzenlenen mevlit programı bu yılda düzenlendi. Programa Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, Kaynaşlı Belediye Başkanı Erol Bayraktar, Kızılay Denetleme Kurulu Üyesi Ali Dilber, davetliler be ilçe halkı katıldı.

Program öncesi açıklama yapan Genel Başkan Kınık, “Kasım 1999’da ki yaşadığımı acıyı, o depremde kaybettiklerimizi, cenabı haktan rahmet dileyerek anıyoruz. 5 bin civarında yaralımız vardı o deprem sonrasında. Aynı acıyı paylaşıyoruz ailelerine başsağlığı diliyoruz. Doğal ve tabi afetler bizim bir gerçeğimiz bizim doğal afetlerle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Ağustos depremi oldu hemen ardında Düzce depremi oldu. O dönemde İzmit, Gölcük ve Adapazarı’nda ekiplerimiz bir buçuk saat sonra bölgeye gelmişlerdi. Düzce ve Kaynaşlı bölgesinde yaraları sarmaya başlamışlardı. Bende İstanbulday’daydım. Yaklaşık iki saat sonra Düzce’ye geldim. Acı bir manzaraydı. Kış vaktiydi, soğuktu, sobalar yanıyordu. Enkazlardan dumanlar çıkıyordu. İnsanları kurtarmaya çalıştık. Kurtadıkalrımız oldu, kurtaramadıklarımız oldu. Acı günlerdi. Ama afetlerle ilgili olarak yapmamız gereken, afet bilincini toplumda, insanların içinde yükseltmek, afet bilincini yükseltmenin iki boyutu var. Birincisi afetler olmadan önce bu afetin risklerini azaltacak hangi eylemlerin yapabiliriz? Bunların belediye boyutu var, kişisel korunma, ilk yardım, eğitimler boyutu var ki Kızılay bununla ilgili olarak çalışıyor. Bugün bu anlamda Düzce’de de bir farkındalık çalışmamız olacak. İkincisi ise afet olduğu anda neler yapılması gerekiyor. Kurtarma noktasında olsun, afetlerden korunma noktasında olsun çalışma yapmamız gerekiyor. Tabi 1999 depremi bize çok şey öğretti. Yeni bir afet kanunu çıktı, AFAD kuruldu, Kızılay ve AFAD başta olmak üzere Türkiye’de ki bütün kamu kuruluşlarını içine alan Türkiye afet müdahale planları hazırlandı. İl bazında ve binalar bazında, hastaneler, kamu binaları kapsamında eylem planları yapıldı. İş güvenliği noktasında ilk yardım eğitimleri verildi. 1999 depreminde sahadaydık. Sertifikalı kurtarma personeli sayısı 250 civarındaydı. Van depreminde de sahadaydık. 4 binin üzerinde sertifikalı arama kurtarma personelimiz vardı. Türkiye iyi bir noktaya geldi gelecek. Daha iyi olacağız. Ama yapmamız gereken şey belki biliyoruz, yerel yönetimler olarak, belediyeler olarak kuruluşlar olarak şahıslar olarak biliyoruz. Ama bunları bilmek yetmiyor. Bunları uygulamak gerekiyor. Nasıl diş fırçalamanın yararlı olduğunu herkes bilir, ama fırçalamazsa bir işe yaramaz. Bunların bir davranış biçimine dönüşmesi gerekiyor. Bu sebeple biz kızılay olarak özellikle afet risklerinin azaltılması noktasında yeni bir modeli yaygınlaştırıyoruz. Kızılay 9 afet merkezi ve yerel afet merkezlerinde ve çalışanları ile Türkiye’nin her noktasında afetlere hazırlık notasında kendisini sürekli yeniliyor. Türkiye afet planını da göz önüne alırsak beslenme noktasında Kızılay, barınma noktasında ise AFAD ana ortak. Türkiye’de herhangi bir anda deprem, sel veya başka bir beşeri afet olduğunda Kızılay’ın anda 350 bin kişiyi besleyebilecek ve barındırabilecek kapasitesi var.  Buna benzer bir kapasite AFAD’da da var. Dolayısı ile 1999’a göre bugün 2016 Türkiye afetlere daha hazır.  Ama yeter mi yetmez. Özellikle 15 Temmuz gibi beşeri afetleri de savaş durumlarını, göç durumlarını düşündüğümüzde Türkiye’de ki afet durumlarının değiştiğini   buna görede bizim tedbir almamız gerektiğini biliyoruz. Buna göre de çalışmalarımız devam ediyor      “ dedi.

Kınık, kağıt üzerinde yapılan hazırlıkların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğinedikkat çekererk “Doğal afetler özellikle deprem gibi afetler, kollektif bir hazırlanma ve müdahaleyi gerektiriyor. Sadece bir kurumun hazır olması yetmiyor. Kağıt üzerinde planlar yaptık. Toplanma alanlarımız var, barınma alanlarımız var. Ama bunu maalesefe ifade etmemiz lazım ki tedbirlerini alalım. Kağıt üzerinde ki toplanma alanı görünen yerler, başka fonksiyonlara ayrılmış durumda, belediyeler tarafından yada başka kuruluşlar tarafından. Dolayısıyla bunların mutlaka güncel tutulması gerekiyor. Bizler kendi üzerimize düşen vazifeler açısında ki biz beslenme noktasında ki ana çözüm ortağıyız. Kapasitemizi arttırıyoruz. Özellikle Suriye’den Türkiye’ye gelen 3 milyon mülteci, Irak’ta ki Musul ve Cerablus operasyonu Rakka operasyonları gibi beslenme kapasitemizi bir afetlerin ötesine çıkardık. Mobil mutfaklarımız, gıda noktasında ki depolarımızla hazırız. Ama sadece afet sırasında ki müdahale hazırlığı yetmiyor. Afet risklerini azaltmamız gerekiyor. Afet risklerini azaltmak için Kızılay’ın üzerine düşen afet bilinci eğitimleri vermek, toplum içinde bu bilinci arttırmak.  Bu aşamada yapacağımız çok iş var. İl etapta biz 2 milyon Kızılay gönüllüsü hedefliyoruz. Eğitim almış, afete nasıl hazırlanacağını, nasıl müdahale edeceğini bilen, 2 milyon genç için seferberlik yaptık. Daha iyi bir noktaya geleceğiz” şeklinde konuştu.

Açıklamaların ardından Kaynaşlı meydanında toplanan vatandaşlar depremde kaybettikleri yakınları için dualar okudular. Duaların okunmasının ardından mevlid programı sona erdi.


Facebook Yorumları
OKUYUCU YORUMLARI
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcedirilis.com sorumlu tutulamaz.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Ahmet Türkmen Kaynaşlı Belediye Başkanlığı için aday adaylığı müracaatını yaptı…
Nihat Keskin, aday adaylığını açıkladı